Tips On Basic Photography

Bu da Malta’da yaptığım sunum (İngilizce) :

 

Tips on Basic Photography

 

Ulubey Kanyonu

 

Haftasonu gerçekten hayatımın ağır toplarını misafir ettim Uşak’ta…Cem Yılmaz’ın tabiriyle bir kez daha mutluluğun, huzurun ve herşeyin “içimizde” olduğuna ikna olduğumuz bir hafta sonu oldu 😀 Kafalarını karıştırmak için booooolca yemek yaptım ki dikkatleri midelerindeyken Uşak’ın ne kadar küçük olduğunu farketmesinler 🙂 🙂

***

Pazar günü otogar’dan Ulubey otobüsüne atlayıp kanyona gittik. Çok güzel bir doğa harikası! Hava çok sıcaktı orası apayrı bir konu. Ve malesef Türkiye gerçeği dünyanın Arizona’dan sonraki en büyük kanyonunda neredeyse hiçbir turizm yatırımı yok…

Ulubey otobüslerine binildiğinde şoförler kanyonun girişine kadar bırakıyorlar. Dönüşü biz kendimiz yaptık 10-15 dakikalık bir yürüyüşle otogara ulaşılabiliyor..Hatta yöre insanı çok samimi…Kapılarının önündeki meyve ağaçlarından meyve yeme şansınız bile oluyor ki dut sezonumu Ulubey’de açmış oldum bu sayede 🙂

Keyif&mutluluk&gülümseme.yaz.sıcak oh be!!!

comino&comino

2011 yazı…13 haziran..hayatımın mihenk taşlarından biri. ÖYP’li olduğumuz için YÖK tarafından yurtdışı dil eğitimi için Malta’ya gönderildik bir grup ÖYP’li arkadaş ile…

Şimdi Malta Ailem dediğim 8 arkadaş hala görüşüyoruz hatta bu haftasonu ‘first anniversary’ tadında buluşmayı Uşak’ta yapacağız. Ne güzel günlerdi. Hayatımın en güzel 3 ayı…Ufacık ama sımsıcak bir ada ülkesinde…Hala fotoğraflara bakıp gülümseyerek; hafiften de kalbim acıyarak hatırlıyorum neredeyse her anıyı/anı…

Çok neşeli bir iletinin altına ironik olacak ama creep var fonda…Güzel klipmiş yeni farkediyorum…

Algıda Seçicilik


Malum tez yazma çalışmalarım tüm hızla devam ediyor (pozitif cümleler kuruyorum sırf kendi bilinçaltımı etkileyebilirim diye :)). Toplumsal cinsiyet-cinsiyetçi ayrımcılık bağlamında bir tez konusu belirledim ki tam benlik…Toplumsal cinsiyet kavramı ile tanışmamı sağlayan ve bende yepyeni bir vizyon oluşturan Anadolu Üniversitesi, İletişim Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden değerli hocam Doç.Dr.N.Aysun Yüksel‘i burada anmazsam olmaz. 2007-2008 yılları arasında aldığımız “İletişimde Toplumsal Cinsiyet Farklılıkları” dersi hayata bakışımı değiştirdi desem kesinlikle abartmış olmam…

Bu toplumda yetişmiş bir birey olarak cinsiyet kalıplarının dışında davrandığımı söylemek ütopik olabilir ama kesinlikle bilinçli olarak bu kalıpları yıkmaya çalıştığımı söyleyebilirim. Bu sebeplerden ötürüdür ki  çevremdeki tüm arkadaşlarımı da bu konudaki yanlış kullanımlarından dolayı uyarır haldeyim. Artık arkadaşlarımın çoğu -ki erkekler de bu gruba dahil- yanımda “bayan” kelimesini kullanamıyor, gözümün içine bakarak “kadın” diyorlar…Bu da küçük bir başarı sayılır sanırım:)

Bu haftasonu Malta’daki ailemle şahane bir Eskişehir gezisi yaptık. Bu arada da garip bir şekilde konu dönüp dolaşıp kadın-erkek meselesine geliyor tabi:) Algıda seçicilik ya da ne dersek diyelim yukarıdaki kareleri gördüğümüzde Türk kadının potansiyelinin ne kadar baskılandığına şahit oluyoruz. Fotoğrafta aynı sokağın sağı ve solunda oturan kadın ve erkekler…

p.s:(Fotoğraf karelerini birleştirme fikrinden dolayı canım arkadaşım R.’ye ayrıca teşekkür ediyorum.)