Fırat: canım latte istemeseymiş o zaman…

 

 

Bu karikatürü Starbucks Eskişehir şubesinde sırada beklerken görüp kopmuştum..Tabi tez yazan bir insan olarak ilk merak ettiğim şey acaba Uğur Gürsoy’dan izin aldılar mı, oldu 😀 Bu hafta sonu da aynı karikatürü Afium’daki Starbucks’ta görünce herhalde almışlardır diye ikna oldum…Neden Starbucks diyenler için geliyor : “Canım latte istemeseymiş o zaman” 😀

Ciğer’le İmtihanım…

Yorgunluğum psikolojiktir değildir derken soluğu yine aile hekimim muhteşem insan İzzet Bey’in yanında aldım. Meğer demir değerim olması gerekenin 4 kat aşağısındaymış. İzzet bey: “hocam dana ciğeri ve yeşillik tüketin, ilaç vermeye lüzum yok” dediği an yıllardır “yavrum ye şu ciğerden bir lokma al” diye peşimden koşan annem ve babam gözümde canlandı…

Et ürünleriyle hastalıklı bir ilişkim var; sakatat ile ise herhangi bir ilişki söz konusu bile değil. Allah’ım hepsi bu tezi yazma telaşesi yüzünden yoksa kimse bana hür irademle yarım tabak ciğer yediremezdi ya neyse…pöff..

Gittim bugün çarşıya hazır birşeyler arıyorum şans bu ya yok!! Girdim bir kasaba kokusuna dahi tahammül edemezken ayarsız kasabın çırağı yüzünden kanlı bir poşetle çıktım kasaptan(ewww ewww iç sesiyle)… Annemden aldığım tarif eşliğinde pişirdim ama arkadaş ol-muyorrrr ol-muyor istesem de..ağzımın içinde lokmalar büyüyor..Salatayla bastırmaya çalışsam da bir yere kadar…Tabağın yarısını bitirebildim anca..27 yıldır totalde bu kadar çok yemediğim için bünyemin tepkisini de merak etmiyor değilim bakalım enerji patlaması vesair birşey yaşayacak mıyım?:D

Bu da benden bir tava dolusu pişirdiğim ciğere gelsin:

kış çayı

Daha fazla

dying in the sunset

Astrologlar kanal kanal koşturup 2012’de burcumuzu neler bekliyormuş anlatadursun- ha bu arada yengeç burcu olarak mayıs ayında falan evlenmem mümkünmüş- ben bugün ölüm üzerine bir şeyler yazacağım…Öyle depresif bir yazı falan da değil…

Bazen mutluluğumun en üst noktaya tırmandığı anlar yaşarım; şahane bir gün ışığı ve ağacın dalında sallanan sarı bir yaprak bile buna sebep olabilir…Belki de benim şükretme halim bu bilmiyorum…Göğsüm bu şükür haliyle kabarır ve şu an ölsem cidden çok mutlu ölürüm derim… Az önce de aynı cümleyi şu mükemmel tat için kurdum:

Güzel bir gün batımı manzarası ve kabak tatlısı yiyorum…ve “O an”…..

G.E XXX