Murphy Allah belanı versin diye bağırmak istiyorum…

Hayatımda hiç sekteye uğramadan işleyen tek şey Murphy Kanunları Allah kahretsin ki…Tam yerde yatan psikolojimi, “uzanıp Kanlıca’nın orta yerinde” diye şarkılar söyleyen bedenimi ikna ediyorum, çalışma odama geliyorum ve haftalardır erteleyip durduğum çıktılarımı almak için yazıcıyı açıyorum ki siyah kartuş bitti diye cayır cayır yanıp sönüyor iğrenç sarı ışık! Ooo tamam bitti mi, dur daha yeni paket vardı açayım diyorum. Yazıcıyı gördüğü bildiği halde XL kartuş veren mal bir bilgisayarcı yüzünden hayallerim suya düşüyor hatta yeni paket HP kartuş bildiğin elimde patlıyor…

Ben bu tezle anlaşamıyorum aga bırakıp gidicem yemin ederim. Hayır “evimin kadını olucam çoluk çocuğa karışıcam” tribine de giremiyorum ki…Gülerler adama..Aaa Gülfiz hayırdır diye..Böyle içimde yatan feminist bir ateş olmasa tamam görücü usulü falan dicem de yok! Kafa göz dalabilirim öyle bi durumda önüme gelene…Velhasıl bir şekilde baş koyduk bu yola ama önümdeki tek engel HP yazıcı şu an…İyi ki motivasyon kahvemi yapmamışım şu an efkar kahvesi içmek için bir sebebim var..

Hey rabbimmm! Şu kuluna biraz akıl, biraz fikir, biraz da çalışma aşkı versen…İçimdeki vicdan muhasebesi son bulsa..Geceleri rahat uyusam..Ne biliyim bilimsel bilimsel konuşsam; baysam etrafımdakileri…Ne olurdu ki? Çok mu şey istiyorum?…

Reklamlar

Long Way..

Instead of talking with somebody I prefer to write here. Sometimes I feel super duper asocial and it is exactly that time.

As it says in the song : It is a long long way.

f.

g.e XX

mutlu son.

Yaşamdaki tek gayemiz mutlu olmak. Hepimiz mutlu son arıyoruz. Çileden çıkmalarımız sonların mutlu olmamasından…

**

Gece’de 2 film yaptım. Midnight in Paris ve Dirty Dancing.

Midnight in Paris 2011 yapımı süper bir Paris filmi:) Ne öğrendik yağmur iyidir..Yağmur candır..

 

 

 

 

 

Dirty Dancing ise ben sadece 2 yaşındayken(1987) çekilmiş kült bir film. Ba-yıl-dım!!! Yeni dizim New Girl’de başrol Zooey Deschanel’in canlandırdığı Jess karakterinin ilk bölümde sevgilisinden ayrılıp 1 hafta boyunca aralıksız izleyip ağladığı kadar varmış film. Zararın neresinden dönersek kar 😉

 

 

New Girl =>

 

 

 

 

 

 

Dirty Dancing’i izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Küçük bir spoiler vermem gerekirse final sahnesi için tıklayınız efendim…

Mutlu son candır.

gri

Bazen öyle çok içime kapanıyorum ki şu an önüme dünyaları serseler bırak ya uyuşuyorum ben evde derim o denli. Uyku hali sabahtan beri..Normalde kola içmem öyle manyak gibi. Az önce bir litre kolayı bitirdim tek başıma. Kola asiti bende kafa yapıyor alkolizm karşıtı bir insan olarak.(Tekila’yı alkol konsepti dışında tutuyorum bu arada :))

***

Son iki yıldır indirime girsin öyle alacağım deyip almadığım Elif Şafak-Araf var bir tarafta, bir tarafta da 2 günde okunuyormuş, çok akıcıymış, dur alayım amaaaaan 15 lira ne olacak dediğim PuCCa’nın kitapları. Nitekim kitabı yaladım yuttum. Hikaye ile birlikte ruhumda iniş çıkışlar…Kitap bitti PuCCa Ceri’siyle mutlu ben burda mal gibi kaldım yine kendi karanlık ruh dünyamda dışarda yağan kar ve bunalıma sürükleyen hava ile. Oh miss.

***

Rabo’mun Malta’da yaptığı mantarlı çorbadan yaptım. Tek ihtiyacım olan şey oymuş yemin ederim şifa olsun. Bugün beni insanmışım gibi hissettiren tek ayrıntı da bu. Onun dışında tam anlamıyla “rolling in the deep” modundayım.

g.e kapkaranlık busbunalım dünyasından bildirdi. XX

Tü-ket-mek

Bugün saçma bir şekilde Star Tv’de Melek’e rastladım. Üçüncü gözünün açık olduğunu iddia eden bir teyze taşların faydalarından bahsediyordu. Okan Bayülgen’in uzun zamandır dalga geçtiği gibi “şu taşı tuttum, ayy ne rahatladım” modunda garip garip mesajlar içeriyordu teyzenin konuşmaları…Tüm bu şifa konuşmalarının yanında koptuğum nokta ise  “kristal kuvars taşını elinize alın, evin güneydoğu cephesine dönün ve ‘Allah’ın izniyle bu taşı bana doğru aşkı getirmesi için kodluyorum’ ”  gibi bir cümle kurun dediği bölümdü…(Şu ana kadar bu durumları garipseyen eleştirel bir yapı çizmem de takdire şayan kabul edelim:D)

Yaklaşık 2 yıldır evin içi taş kaynıyor tek kelime ile…Kafayı sağlam taktığım bir dönem var; her ay yaklaşık 100 liralık taş alışverişlerimin olduğu, babamın tek kelime ile beni eline sopa alıp evire çevire dövmek istediği…Hoş hala taşçıma gitsem (ki Kütahya’da cumartesi pazarının üst tarafındadır) aynı potansiyelde alışveriş yapmam işten bile değil…Ben ki tüketim kültürüne karşı geldiğim bir dönem(bir rapor hazırlıyordum tüketim çılgınlığı ile ilgili) ESPARK açıldığında tam 4 ay içeri adım atmamış ve dahası AVM’ler artık yeni neslin tüketim katedralleri; protesto ediyorum tavrı içinde içerde ne var ne yok merak bile etmemiştim…Şimdi ise kontrol edilemez haldeyim…

Neyse çok da yeri ve zamanıymış gibi bu akşam oturdum kolye-küpe-yüzüklerimi düzenledim..O kadar çoklar ki baygınlık geçirmemek elde değil zaten yeminle…Yengeç burcu kadını olmamın en sevmediğim kısmı bu minik minik ıvır zıvırlara duyduğum ilgi ve onları hiçbir zaman düzenli bir şekilde muhafaza edememem ve nihai olarak kendimden sıkılmam…Olayın en problemli kısmı bu durumdan nefret etmeme rağmen hala herşeyi biriktirmem ve bir türlü onlardan kurtulamam…Yahu 26 yaşındayım ve evde hala ilkokul arkadaşımın bilmem kaçıncı doğumgünümde hediye ettiği anahtarlığı saklıyorum. (Bu manyakça biriktirme huyumdan nefret ediyorum.net. Çözemiyorum çok daha net.)

Neyse düzenleme sonucu evdeki sayısını bilmediğim ganimetlerimin fotoğraflarını paylaşmak istiyorum:

Bu arada gece yatarken yastığınızın altına ametist koyup yatarsanız misss gibi bir uyku çekersiniz demedi demeyin 🙂

g.e XXX

benim için sinema üçe ayrılır :

1.Hiç kötü filmi olmayan aktörler :

 

 

 

 

2.Hiç ölmesin istediğim aktörler :

3.(ben) ölmeden önce tanışmak istediğim aktörler…

kış çayı

Daha fazla